Perşembe, Aralık 30, 2010
Pazartesi, Aralık 27, 2010
Cuma, Aralık 24, 2010
acar muhabiriniz Ankara'dan bildiriyor
büyük ailemin yanında.
her an yeni bir şey öğreniyorum, öğretiyorum.
mesela anneanneme ingilizce öğretiyorum
o da bana annemin çocukluğunu anlatıyor
dedemle boyama yapıyoruz,
burada her şey uygulamalı;
patlıcanı boyamak için patlıcan ne renk olur diye soruyorum hemen önüme bir patlıcan koyuveriyorlar.
bi de Nunu bana ruj sürdü, ama hep sınavları var hiç göremiyorum onu.
burası çok güzel her şeyde özgürüm, sevmediğim yemekleri yemiyorum, hemen bahçeye çıkıp kuşlara veriyoruz, kuşlar beni çok seviyorlar...
Salı, Aralık 21, 2010
Pazartesi, Aralık 13, 2010
Çarşamba, Aralık 08, 2010
orman perisi

biz haftasonu gene yedigöllerdeydik ama bu sefer 42 kişilik bir ekiptik :)
annem Ankara'dan dönsün detaylı anlatırım
Salı, Kasım 30, 2010
chona'nın işyeri
Kimse onu işyerine götürmüyormuş, taa geçen uzak dün babasının işyerine gitmişannesininkine bebekken gitmiş (!)
Sadece Chona'nın işyerine gidebiliyormuş,
bi tek çok Chona onu işyerine götürüyormuş!
(Chona bakıcısı, işyeri evimiz :))
Pazartesi, Kasım 29, 2010
monster

hani annemin şu yazısında bahsettiği canavarlar var ya,
hani benim çizdiklerim
işte onlardan birini diktik biz annemle haftasonu
öyle sevdim ki her dışarı çıkışımızda yanıma aldım, gece de beraber uyuduk
ne büyük bir kalbi var canavarımın gördünüz mü?
Cuma, Kasım 26, 2010
emekçiye haksızlık!
belki okumuşsunuzdur; okumadıysanız tık!
güya ben sadece kitaplarımı yerleştirmişim
resmen emekçiye haksızlık
ben o kitaplığı santim santim boyadım oysaki :(
Çarşamba, Kasım 24, 2010
Salı, Kasım 23, 2010
Pazartesi, Kasım 22, 2010
bayram tatili -1 yedigöller
sonbaharda yedigöllerin tam zamanıydı.
Not: Çakıl'ın fotoğraflardaki pantalonu annesi tarafından dikilmiştir :))
Perşembe, Kasım 11, 2010
büyümenin tanımını veriyorum
Anne: Büyümek nedir sence Çakıl?
Çakıl: Büyümek; kendiliğinden ayakta dururken insanların saçlarının üstünü görebilmektir.
....
Pazartesi, Kasım 08, 2010
Perşembe, Kasım 04, 2010
aynayı görmek istiyorum
siz şimdi bakınca bizi görüyorsunuz
biz de kendimizi gördük
ama Çakıl "ayna"yı görmek istedi.
Ayna görünmez ama biliyorsunuz; kendisi, aslı sırdır aynanın. bilinmez, görülmez...
onda görülebilecek olan, aynanın kendisi dışındaki her şeydir.
tabi bu açıklama Çakıl'a öyle anlamsız geldi ki, beceriksiz ebeveyn olarak çareyi konuyu dağıtmakta buldum ve aynada kendi fotoğraflarımızı çekmeye başladık.
Tekrar sorarsa nasıl açıklarım hala bilemiyorum,
4 yaşında bir çocukla derin felsefik tartışmalara savrulmak üzereyim :)












