Pazar, Ağustos 23, 2009
ba ba babamla
biz bu cumartesi sabahın köründen, gecenin yarısına kadar babamla başbaşaydık
annem çalışıyordu, choona evine gitti
kimse umurumuzda değildi zaten, biz babamla süper bir gün geçirdik :)
güne başbaşa cadde'de kahvaltı ederek başladık, gezindik (biraz da alışveriş yaptık desem annem ortadan çatlayacak :) )
sonra eve geldi, oyunlar oynadık, bahçede çalıştık "sulama yaptık"
ben hiç uyamadım, babam hiç kızmadı uyumadım diye
apo'cum geldi sonra, hacıyı sordum sürekli. nasıl seviniyorum onlar gelince.
sonra babam beni akşam yemeğine götürdü, başbaşaa..
aah ne gündü :)
Perşembe, Ağustos 20, 2009
yenisi gelsin :)
Salı, Ağustos 18, 2009
bir iş var
Pazartesi, Ağustos 17, 2009
cem gelsin
çakıl: anneeee, cem gelsin
anne: cem kim kızım?
çakıl: arkadaş cem, ben uyumiim anne okula gidiiim ben
anne: bu saatte okula gidilmez kızım
çakıl: o zaman cem gelsin, cem burda uyusun bak tam buraya gelsin, bu yastığa uyusun
not: henüz 3 kez kreşe gitmiş Çakıl'ın 3 günde hayatımıza eklediği Cem'in şokundayız :)
Perşembe, Ağustos 13, 2009
horoz
bugün yeniden kreşe gidiyorum
pazartesi günü ilk denememi yaptım biliyorsunuz
detaylarını annem anlatmıştı tık
bugünün çok güzel olacağına inanıyorum
akşam sürekli "sen böyle yapma, sen dudu'yu böyle çekme" diyerek kendime telkinde bulundum.
annem de geldi ankara'dan,
hem sabah anlaşma yaptık bugün o işe gidecek ben de okula gideceğim
yarın ikimiz de hiç bir yere gitmeyeceğiz.
ha bir de
geçen akşam büyükamcamlara gittik
adımı sordular, "benim adım horoz" dedim
neden mi?
yahu ben çocuğum nedeni mi olur :)
imza
horoz
Pazar, Ağustos 09, 2009
ilk kreş günü
Çarşamba, Ağustos 05, 2009
kurallar ...
geçen akşam annem bana masal okuyordu, doogy'de yanımızda sehpanın üzerinde duruyordu.
annem hafif devrilecekmiş gibi duruyor diye alıp koltuğa koydu, çok kızdım annem fark etmedi. hemen gidip doggy'imi geri alıp sehpanın üzerine koydum.
annem gene devriliyor diye tekrar koltuğa koydu, hiç bir şey olmamış gibi masal okumaya devam etti.
hışımla gittim doogy'imi aldım
sertçe sehpanın üzerine koydum ve yüksek sesle;
"I have some rules!" dedim
bazı kurallarım var ...
Pazartesi, Ağustos 03, 2009
Cumartesi, Ağustos 01, 2009
Cuma, Temmuz 31, 2009
Perşembe, Temmuz 30, 2009
geliyorlar
Salı, Temmuz 28, 2009
1000 günlük
ben bugün tam 1000 günlüğüm, 1000 koca gün geçirdim
binlerce kez güldüm, yüzlerce kez ağladım
etrafımdaki herkesi parmağımda oynattım, koca koca insanlardan fun club kurdum
"böyle yap, şimdi şöyle yap, elini böyle yap, dilini böyle yap" diyerek bir kısmını maymun ettim
önümüzdeki 1000 gün daha aynen böyle devam etmeyi planlıyorum, sonrasında biraz toparlarım :)
Pazartesi, Temmuz 27, 2009
Salı, Temmuz 21, 2009
başbaşa

biz babamla başbaşayız, annem Ankara'da.
dün akşam penguen yürüyüşü çalıştık babamla, annem telefonla dinledi
biz güldük sanırım o biraz hüzünlendi.
işe gitmesini anlıyorum, uzakta olmasını da
ama benim bebek aklım uyku saatimde neden benimle yukarıya gelmediğini anlamaya yetmiyor
anne sen de gel yukarıya dedim ona telefonda, yaaa hadi sen de gel dedim, gelmedi
anneciim sen de geleer misin dedim gelmedi
ama küsmedim telefonu öptüm en ıslağından kapattım, babamla yukarıya çıktım.
uyumadan ben biraz mızırdandım, annem epey mızırdanmış diyorlar.
sanırım ben daha büyüğüm :)
Cuma, Temmuz 17, 2009
yapacak bir şey yok
bir mail düştü mail kutuma diyor ki;
"çakıl'ı nerdeyse doğumundan beri takip ediyoruz. aynı yaşlarda bir oğlum var çakıl'a göre epey zor bir çocuk. ya da belki de siz çakıl'ın olumlu yönlerini bloga yansıtıyorsunuz -öyle derseniz içim rahatlar :)- çakıl hırçınlık yaptığında nasıl karşılıyorsunuz? ben çoğu zaman oğluma ne tepki vereceğimi şaşırıyorum.müge"
aslında fotoğraf cevap olarak yeterli olabilir. çakıl genel olarak keyifli bir çocuk olmakla beraber elbetteki hırçınlık yaptığı zamanlar oluyor, hele bu sıralar epey arttı.
Genelde sakin olmaya, onu sakin olmaya ikna etmeye çalışıyoruz, çoğu zaman bir işe yaramıyor, fotoğraftaki gibi onu çaresizce izliyoruz :)
Perşembe, Temmuz 02, 2009
ciddi konu
Mutlu olmalarını istiyorsanız, mutsuz olmayı gösterin.
Sağlıklı olmalarını istiyorsanız, nasıl hasta olunduğunu gösterin.
Çok şeye sahip olmalarını istiyorsanız, azla mutlu olmayı gösterin.
Başarısızlığı saklayan, ölümü reddeden ve kendi zaaflarını örtbas eden anne ve babaların çocuklarına öğretebilecekleri hiçbir şeyleri yoktur.
Ama tüm insanlıklarıyla kendilerini ortaya koyanlar, kahraman olurlar.
Çünkü ancak böyle anne ve babalara bakıp, kendilerini sevmeyi öğrenir çocuklar…
William Martin
Çarşamba, Haziran 24, 2009
tuzlu fıstık
memnuniyet
1 2 3 jump
ben sanırım suya bayılıyorumherkes kollukla simitle yüzüp kafası suya değer değmez çığlığı basarken ben tam bir deli olarak havuzun kenarında ayağa kalkıyor, kolluk simit hiç bir şey yokken bir elimle burnumu kapatıp "1 2 3 jump" deyip suya atlıyorum :)
doğal olarak önce bir dibe batıyorum sonra babam annem kim varsa beni çekip yüzeye çıkarıyor
ben hızlıca ağzımın burnumun suyunu silip tekrar aynı pozisyonu alıyorum
su yutmaktan dalıp çıkmaktan helak olana kadar bu böyle sürüyor
bu sırada havuz/deniz kenarında endişeli insanlardan oluşan bir seyirci kitlesi de oluşmuyor değil ama çatlak bir kızım işte, 2,5 yaşımda tescilledim durumu :)))
not: fotoğrafın anlattıklarımla ilgisinin olmadığının farkındayım, fotoğraf 50 jump sonrası yorgunluk ve huzuru, güvenli limanda dinlenmeyi temsil ediyor :))
uçan kız
yaşamı öğretmek
biz gideriz dalmaya hey dalmaya :)
siesta
tatil süresince öğlen uykularımı kah şezlongda kah hamakta kah plaj minderlerinde uyudum
bana göre fark etmez, yeter ki uyuyayım.
hele deniz sonrasında hamur gibi, pelte gibi oluyorum, kesintisiz uyuyorum
uykumda bizimkilerin tavla gürültülerini, kadeh tokuşturma seslerini, kahkahalarını hayal meyal duyuyorum ama kafamı uykudan kaldırıp taş koymayı başaramıyorum, ben uyurken çok eğleniyorlar yahu :(
kendin pişir kendin ye
su gibi
mutlu yıllar çakıl mı?

bir akşam havuzbaşında yemek yiyorduk
birden ışıklar söndü!
kaç gündür gönül birliği ettiğim, gülücük ve kırıtışlarımla cemaatime dahil ettiğim garson abilerimin ikisi ellerinde kocaman meşaleler tutuyordu.
bir diğerinin elinde de kocaman bir pasta vardı.
"iyi ki doğduun çakııl" diyerek bana doğru geldiler
hepimiz çok şaşırdık
annem "çakıl'ın doğum günü değil ki, daha çok var onun doğum gününe" dedi
ama onlar "olsun bizim çakılın gerçek doğumgününü kutlama şansımız olmaz, biz de bugünü çakılın doğum günü kabul ettik" dediler :)
annem mahçubiyetle kızarırken ben zevkten dört köşe oldum
böylece 4 ay erken doğum günü kutladım
pasta da enfesti, burdan golden key bördübet ve hisarönü çalışanlarına sesleniyorum
süpersiniz yahu, çok sevdim hepinizi :))))
birden ışıklar söndü!
kaç gündür gönül birliği ettiğim, gülücük ve kırıtışlarımla cemaatime dahil ettiğim garson abilerimin ikisi ellerinde kocaman meşaleler tutuyordu.
bir diğerinin elinde de kocaman bir pasta vardı.
"iyi ki doğduun çakııl" diyerek bana doğru geldiler
hepimiz çok şaşırdık
annem "çakıl'ın doğum günü değil ki, daha çok var onun doğum gününe" dedi
ama onlar "olsun bizim çakılın gerçek doğumgününü kutlama şansımız olmaz, biz de bugünü çakılın doğum günü kabul ettik" dediler :)
annem mahçubiyetle kızarırken ben zevkten dört köşe oldum
böylece 4 ay erken doğum günü kutladım
pasta da enfesti, burdan golden key bördübet ve hisarönü çalışanlarına sesleniyorum
süpersiniz yahu, çok sevdim hepinizi :))))
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)











